|
Çocuk yaþamýnýn ilk yýllarýndan itibaren, çevresinde yaþayan insanlarýn davranýþ ve tutumlarýný taklit eder. Ebeveynleri, çocuðun ilk modelleridir. Ana-babasýnýn gerek kendi aralarýnda gerekse çocuklarýyla kurduklarý iletiþim biçimi, çocuðun gelecekte tutum ve davranýþlarýný belirlemektedir.
Önceleri duygu ve heyecanlarýný denetleyemeyen çocuk büyüdükçe duygu ve heyecanlarýný nasýl denetleneceðini öðrenir. Ailenin sosyal ve ekonomik düzeyi, eðitim durumu, arkadaþ ve okul çevresi çocuðun kiþiliðinin oluþumunda önemli rol oynar. Kiþiliðin kazanýlmasýnda okul ve sosyal çevre faktörlerin rolü büyüktür.
Okul, çocuk için yeni sosyal çevredir. Okula baþlamadan önce aile içersinde edinilen alýþkanlýklar, beceriler ve duygular açýsýndan güvenli bir kiþilik sergileyen çocuk, okulun sosyal ve akademik sorumluluklarýný rahatlýkla yerine getirir.
Çocuklar dinamik varlýklardýr. Yaþamýn en hýzlý geliþimi ve deðiþimi erken çocukluk yýllarý ya da okul öncesi dediðimiz yýllarda yaþanýr. Çocuklarýn bu dinamikliðe uyum saðlamasý, onun temel yaþamsal becerileriyle yakýndan iliþkilidir.
Saðlam duygusal temeller üzerine kurulan kiþiliklerde ki çocuklar, yaþamýn bu yeni deneyimiyle baþ etmeye hazýrlanmýþ demektir.
Kendine ve çevresine güvenen çocuklar, yaþam baþarýsý yüksek olmaya aday çocuklardýr. Aksi durum yani, bireysel geliþmesi için desteklenmemiþ çocuklar “baðýmlý” kiþilikleriyle, okula baþlamanýn sorumluluklarýyla baþ etmekte zorlanabilirler.
Çocuklar okula baþlayarak, ailesi dýþýnda farklý sosyal çevre içerisine girmenin endiþe ve kaygýsýný yaþarlar.
Okul korkusu, anneden ya da anne yerine geçen kiþiden ayrýlma korkusudur. Çocuklarda okula gitmek istememe ve gitmeme durumudur.
Okul korkusu geliþtiren çocuklar, genellikle sorumluluk almaktan kaçýnan, yeni yaþam düzenine uyum güçlükleri yaþayan çocuklardýr. Ebeveyni dýþýnda öðretmeniyle, kardeþleri dýþýnda ise arkadaþlarýyla iletiþim ve uyum sorunu yaþarlar. Kaygý içersinde okula gitmemekte direnirler.
Çocuðumuzla, açýk iletiþim içersinde, çocuklarýnýn yaþadýðýný ve hissettiði sorulmalý, duygularýný ifade etmesi saðlanmalýdýr.Ebeveynler çocuklarýný iyi bir þekilde dinlemelidir. Çocuklarýn okula gitme zamanlarýnda eskisinden daha kararlý olunmalýdýr. Net, açýk tutumlarla karalýlýðýnýz ortaya koyulmalýdýr.Ancak ebeveynler, çocuklarý üzerinde baský uygulamamalý, suçlamak ve eleþtirmekten kaçýnmalýdýr.
- Çocuðunuzu kucaklayýn.
- Onu dinleyin.
- Çocuðunuza iyi davranýn.
- Onunla olumlu þekilde konuþun.
- Onu koþulsuz olarak sevdiðinizi sýk sýk gösterin.
- Çocuðunuzun duygularýný anladýðýnýzý hissetirin.
- Çocuðun sizin yaþamýnýza katýlmasýna izin verin.
- Çocuðunuzun yaþamýna katýlýn.
- Çocuðunuzu cesaretlendirin.
- Onu onaylayýn.
- Hatalý davranýþlar sergilediðinde ona sabýrla yaklaþýn.
Çocuðun okul devamlýlýðý saðlanarak, devamsýzlýk durumlarýnda kaygýyý arttýrýcý yaklaþýmlardan kaçýnýlmalýdýr. Çocuðun yanýnda veli refakat ederek güven verici, destekleyici olmalýdýr. Saðlam duygusal temeller üzerine kurulan kiþiliklerde ki çocuklar, yaþamýn bu yeni deneyimiyle baþ etmeye hazýrlanmýþ demektir. Aile, çocuðun okul sürecinde kazandýrýlan bilgiyi uygulamasýna rehberlik ederek toplumsal yaþam içersinde çocuklarýnýn “tüketen deðil, üreten bir deðer” olmasýný desteklemelidir.
Fatih Kýlýçarslan / Sosyal Hizmet Uzmaný / Bakýrköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalýklarý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi
|