|
Çanakkale Savaþlarý I.dünya savaþýnda Ýngiliz ve Fransýzlarýn Çanakkale boðazýný ele geçirmek için 3 Kasým 1914 de baþlayýp deniz ve kara savaþlarýyla Ýngilizlerin 9 Ocak 1916 da Seddülbahir’den çekilmesiyle sona erdi.Baþta þehitler olmak üzere yaralýlar,kayýplar ve esirlerle birlikte 250 bin genç insanýmýzýn hayatýna mal oldu.
Açlýk,sefalet,yoksulluk ve çaresizlik içersinde ve sadece bir Türk’ün sahip olabileceði bir iradeyle kazanýlan bu zafer,her türlü yücelmenin üzerinde bir deðer taþýmaktadýr.Bu yüce zafer onurlu bir ulusun asýrlardýr iç ve dýþ düþmanlar tarafýndan bölünmeye,birbirine karþý her fýrsatta düþman edilmeye çalýþan Yüce Türk Ulusunun zaferidir.
En baþta Rabbimizin yardýmýyla,toplarla,tüfeklerle,süngülerle,mayýn gemileriyle ve cephe arkasýndaki tüm fedakarlýklarla kazanýlmýþ kutsal bir zaferdir.Ama burada bir kýrýlma noktasý vardýr ki bu baþarýnýn ‘18 Mart 1915’ diye anýlmasýnda en büyük etken olarak karþýmýza çýkmaktadýr. O kýrýlma noktasýdýr ki; iki sahil boyunca yerleþtirilen çakýllý toplardan oluþan bataryalarýn isabetli atýþlarýdýr.Bu bataryalar baþta Rumeli Mecidiyesi ve guruptaki Hamidiye ve Namazgah olmak üzere Anadolu Hamidiye gurubu ile Mesudiye ve Dardonos bataryalarýdýr.Çünkü bu bataryalar ellerindeki en ilkel toplarla, az sayýda kýsa menzilli ve eski tip mermilere raðmen zamanýn en geliþmiþ teknolojileriyle donanan yüzen kalelere karþý en uygun zamanlamalarla isabetli atýþlarla baþarýya ulaþmýþlardýr.
Buradaki zamanlama her þeyden önemliydi.Top mermilerinden isabet alan gemiler kaçýp kurtulmaya çalýþýrken bir yarada mayýnlardan alýyorlardý.Onlara yardým etmek isteyen diðer gemilerde ayný akýbete uðruyorlardý.Eðer atýþlar daha geç baþlasaydý düþman gemileri planlanan mevzileri geçmiþ olacak ve bir baþarý elde edilemeyecekti.Baþarýnýn sadece güçten ibaret olmadýðýný her þeyden önce inanç gerektiði anlaþýlmaktadýr bu zaferde.Tabi bu inanca ulaþabilmek içinde haklý nedenlerimizin olmasý þarttýr.Bu anlamda ‘Çanakkale zaferi inancýn ve haklýlýðýn sonucudur.’
Ýþte 18 Mart 1915 Türk Tarihinde önemli kýrýlma noktasýdýr.Düþman gemilerinin Çanakkale önlerinden püskürtülmesi ile Rusya ile baðlantý kurulmasýný engellememiz büyük bir zaferdir.Ama birde madalyonun diðer yüzü var eðer baþarý elde edilmeseydi ne olurdu….
Bu zafer olmasaydý düþman gemileri boðazý iþgal ederek Karadeniz den Ruslara destek olacaklardý.O zamanda kara savaþlarýna gerek kalmayacaðý için 100 binlerce kayýp olmayacaktý.Hikayelerdeki vahþet sahneleri olmayacak ,yaralar hemen kapanacak,belki de biz þu an olmayacaktýk ! Olumlu olarak baktýðýmýzda bambaþka duygular iþin içine giriyor…..
Ýþte bu zafer kazanýlmalý,bu destan yazýlmalýydý.Bu savaþla bir ulusun doðuþu baþlamýþtýr.Bazý tarihçiler bu olayý ‘Ümmet’ olmaktan ‘Millet’liðe geçiþ olarak tanýmlamaktadýr.Bu yüce zaferin 95.yýldönümünde þehitlerimizi saygý ve sevgiyle anýyor,Türk’ün bitti diye sanýlan gücünün bu zaferde de olduðu gibi ebediyete dek yitirmeyeceðini söylemek istiyorum.
|