|
Bilindiði gibi özel okullarda eðitim öðretim gören öðrenciler daha baþarýlý olmaktadýr.Buna paralel olarak da özel eðitim kurumlarýnda eðitim öðretim yapan öðretmenler devlet okullarýndaki öðretmenlere göre daha baþarýlý olduðu savunulmakta. Yakýn zamanda da M.E.B.Özel Eðitim Kurumlarý Genel Müdürü Mehmet Küçük böyle bir açýklama yaptý.Bu durumu da öðretmenlerin izinli yada raporlu gün sayýsý ile iliþkilendirdi.
Herkesinde takdir edeceði gibi özel okullar ticari bir kurum.Bu kurumlarý ayakta tutan sebep çok çalýþmak.Çünkü bu kurumlarda eðitim öðretim yapan öðretmenler ve yöneticiler seçiliyor.Bundan dolayý baþarý daha yüksek oluyor.Ama buralarda çalýþan öðretmenlerinde devlette çalýþan yeni nesil öðretmenlere göre hiçbir farký yok ! Çünkü çoðu ayný üniversiteden mezun oluyor ve herkes hayatýna farklý kurumlarda yön veriyor.Bu kurumlarda çalýþan öðretmenler mecburi olarak daha çok çalýþmak zorundalar.Eðer sürekli yüksek performans göstermeseler iþlerinden olabilirler.Ýþsizliðin yüksek olduðu ülkemizde herhangi bir eðitim fakültesini bitirip de ortada kalmak ve devletin kýsýtlý imkanlar,kýsýtlý kadrolar sunduðu þu durumda özel okullarý Bursa kumaþý diye tarif etmek sanýrým hiç de yanlýþ olmaz.
Bir ülkeyle oynamak istiyorsanýz,öðretmen yetiþtirme ve atama sistemiyle oynayýn yeter ! diye literatüre geçmiþ bir söz vardýr. Bu söz çok doðru bir söz. Diðer meslek guruplarýna baktýðýmýzda sistemleri deðiþmezken bizim eðitim öðretim sistemimiz kýsa zamanda kim bilir kaç tane deðiþikliðe uðradý. Öðretmenlik herkesin yapabileceði sýradan bir meslek yada üç kuruþa insanlarý mecbur býrakacak bir meslek deðil. Ama nitekim þu durumda insanlar bazý þeylere mahkum ediliyor.
Ýnsanlar 500 tl ye ücretli öðretmen olarak çalýþtýrýlýyor yada 600 tl ye dershanelerde çalýþan öðretmenler çok. Buralarda çalýþmayan þanslý ve torpilli öðretmenler özel okullarda çalýþmakta. Özel kurumlarda biraz daha fazla maddi imkanlar sunmakta.Ýþin olmazý da KPSS de yüksek puan almak. Devlet eðitimci yetiþtiriyor ve bunun sonunda da insanlarý sýnava tabi tutuyor. Üstelik müzik, beden eðitimi öðretmenlerine bile KPSS de Matematik sorusu soruyor. Kazananlarýn az bir kýsmý kadrolu olarak atanýyor ,çoðunluðu ise sözleþmeli olarak akýbeti belirsiz bir yola býrakýlýyor. Son denilenlere göre sözleþmeli öðretmenler zamanla kadroya geçirilecekmiþ. Batýda göreve baþlayanlar doðudakilere göre daha þanslý konumda. Ama sonrasý ne olur bilinmez !
Aslýnda þöyle bir bakýldýðýnda öðretmenler mutsuz. Bu durumu özel okullardaki öðretmenler,devlette çalýþan ücretli öðretmenler ve sözleþmeli öðretmenler yada dershanelerde çalýþan öðretmenler içinde söyleyebiliriz. Bir dokunun bir ah iþitin misali öyle çok problem öyle çok karýþýklýk var ki sýnýfa girip de verimli olmalarý çok da mümkün deðil. Ders anlatýrken herkesin kafasýnda bir sorun. Ýnsanlarýn meslek hususunda sorunlarý gün geçtikçe artýyor vede zorlaþýyor. Önceden KPSS den 85 puan alan rahat bir þekilde atanýrken þimdi 90 alan bile acaba atanabilirmiyim diye düþünüyor.Bu durumlar düþünüldüðünde öðrenciler nasýl baþarýlý olabilir ? öðrencilerden verim nasýl beklenebilir? Özel kurumlarda baþarý þart olduðuna göre devlette ki öðrencilerin ne kabahati var.
Sayýn Mehmet Küçük’ünde dediði sanýrým bu husus da doðrulanýyor.
Ýnþallah kýsa zamanda büyük sorunlar çözüme kavuþur ve onca açýkta kalan öðretmen bir an önce atanýr ve herkesin meslek hususunda kafasýndaki sorunlarý bir an önce bertaraf olur.
|