|
1976 Beypazarý doðumlu þair, þiir yazýnca kendisini iyi hisseden bir adam. Yedi Ýklim, Hece, Dergah, Kýrklar, Atlýlar, Fayrap gibi dergilerde þiir yazdý. “Portakal, Turta, Bir de Kirpi" adlý Birey Yayýnlarýndan çýkan, "Ablam Uzak Ülkede" adlý Birun Yayýnlarýndan çýkan iki güzide þiir kitabý var ve bir de, "Baþka Masallar" adýnda Birey Yayýnlarýndan çýkan bir masal kitabýna sahip.
Ýsmail Kýlýçarslan Marmara FM'de iki þarký bir masal programýný yaptý bir zamanlar ve o dönemde anlattýðý masallarý kitaplaþtýrdý. Ýlahiyat Fakültesinde ve Ýletiþim Fakültesinde okudu bir dönem. "Ablam Uzak Ülkede" ile Cahit Zarifoðlu þiir ödülünü aldý. Haber 7'de gece haberlerini sunuyor. Haber 7'de bir dönem de Kýrkambar adýnda kültür-sanat programýný yapmýþtý.
Beypazarý Haber Tv okuyucularý, Beypazarý'lýlar için küçük bir söyleþi yaptýk.
Ýsmail Bey, Beypazarýlý olduðunuzu öðrendiðimde hemþerilerimize tanýtýlmanýz, yürüttüðünüz kültür, sanat çalýþmalarýnýz hakkýnda bilgi verilmesi gerektiðini hissetim.Çünkü bir toplumun geliþiminde, kalkýnmasýnda o toplum içersinde çýkmýþ gelecek kuþaklara rol model olabilecek þahsiyetlerin varlýðýný önemsemiþimdir. Böylece gençler geleceklere daha güvenle bakarak mutlu, huzurlu yarýnlar inþa edebileceklerine inanýyorum.
Beypazarý'lý olmanýz ve Aileniz hakkýnda bilgi verebilirmisiniz?
Beypazarý’nýn Oymaaðaç Köyündenim ben. Baba tarafý sülalem Kürtler, anne tarafý sülalem Mahmutlar olarak anýlýr. Babamýn 4 nesil önce dedesi, Erzurum’un Horasan ilçesinden Anadolu içlerine göç eden büyük bir Kürt aþiretine mensup imiþ. Tahminlere göre 1890’lý yýllarda Oymaaðaç Köyüne yerleþen ailemiz, köyde Kürtçe konuþan kimse olmadýðýndan Kürtçe konuþmayý býrakmýþ. Yani, büyükbabamdan itibaren biz, Kürtçe bilmeyen bir nesil olarak yetiþe gelmiþiz. Diðer yandan, ayrýntýlý bir araþtýrma yapmamýþ olmakla birlikte, Oymaaðaç’ta “Muhacýrlar” ve benzeri lakaplarla anýlan sülaleler olduðuna göre köyümüz, 1800’lü yýllarýn sonunda yorgun düþen Osmanlý coðrafyasýnýn pek çok ayrý yerinden göçler almýþ olmalý diye düþünüyorum.
Þu an, “aðababam” Beypazarý’nýn “yeni” diyebileceðimiz kýsmýnda yaþýyor. Ve pek çok civar köylü gibi “kýþlarý Beypazarý’nda, yazlarý köyde” bir hayat geçiriyor. Benim Beypazarý ilgim ve seyahatlerim de bu sayede oluyor zaten. Aðababamý ve anneannemi ziyaret amaçlý. Zira, biz yaklaþýk 45 yýldýr Ankara merkezde yaþýyoruz.
Beypazarý ilçesini, köyünüzü gözünüzün önüne getirdiðinizde nasýl tasvir edersiniz?
Halen çok önemsediðim “Beypazarý bilinci”nin 14-15 yaþlarýnda geliþmeye baþladýðýný söyleyebilirim. Beypazarý, benim için memleketimden çok “tipik bir Osmanlý kasabasý” olarak önem arz etmeye baþladý o yýllarda. Beypazarý kültürü ve tarihi ile ilgili yazýlmýþ kitaplarýn, sayfalarýn peþine düþtüm. Evliya Çelebi’de, Falih Rýfký Atay’da, Osmanlý tapu sicillerinde ilçemin adýný görmek göðsümü kabartýr oldu. Beypazarý, bugün benim için hala o “göðüs kabartan” yerdir. “Tipik bir Osmanlý Kasabasý”nýn son ve en güzel örneklerinden biridir.
Köyüme gelince. Aslýnda, “tepeye sýrtýný yaslamýþ” olarak gelir köyüm hep gözümün önüne. Uzunca bir yokuþu týrmanýr ve Oymaaðaç’a gelirsiniz çünkü. Evet, bir tepeye yaslý deðildir. Daha çok belli belirsiz bir yükseltinin üzerine kurulmuþtur. Ama köyümde en çok Hasan Alýçlarý ve Özler olarak tanýmlanan sulak yerlere gitmeyi ve köyün camisinin bahçesinde etli pilav ve helva yemeyi severim / sevmiþtim. Hoþ, þimdi köye artýk bir “pilav yeme mekaný” yapýlmýþ. Vardýr bir hikmeti…
Ýnsanýn geliþiminde yaþanmýþ olaylarýn etkisini her zaman önemserim, insan ve toplumlarýn derin hafýzasýný oluþumunda geçmiþ ve yaþanýlanlar oldukça etkilidir. Sizin Beypazarý ile ilgili anýlarýnýz, bugün dahi unutamayýp hatýralarýnýz nelerdir?
Ýþte en sevmediðim soru. Unutamadýðým aný sorusu. Bu soruyu cevaplamak yerine size, Beypazarý’na giden arkadaþlarýmýn beni oradan arayýp “Ýsmail, ilçen ne güzelmiþ; þimdi nereleri gezelim” diye sormalarýnýn ne kadar hoþuma gittiðini anlatayým. Hemen þey diyorum onlara: “Eee, tabii. Beypazarý son Osmanlý kasabasýdýr. Besmelesiz gezmeyesüz, duasýz yola çýkmayasuz.” Sonra da tavsiyelerimi sýralýyorum. “Nerde ne yerseniz yiyin, helal olduðunu bilin. Arastanýn içindeki fýrýndan ‘kuru’ almayý unutmayýn. Size turist muamelesi yapmaya çalýþan iþletmecileri boþ verip hastaneye doðru çýkarken bir kahve bulup oturun. Eski topraklarla vardan yoktan konuþun. Ezan okununca þapkalarýný ters çevirip namaza giderlerken eþlik edin onlara. Birbirlerine ‘ne var la’ diye hal hatýr soruþlarýný aklýnýzda tutmaya çalýþýn. ‘Kaçlýsýn emmi’ diye sorun iyice yaþlanmýþ birine. ‘Sivrilip gelirdim’ diyen bir amcaya hayretle bakýn. Büyümek, genç olmak durumunu ‘sivrilip gelmek’ fiilinden daha iyi ne anlatabilir bir düþünün. ‘Onatça’ lafýný aklýnýzda iyi tutun mesela. Tam 1.000 yýldýr Türkçelerini hiç deðiþtirmemiþ bu adamlarýn son Osmanlýlar, son ‘Kalýn Türkler’ olduðunu çýkarmayýn aklýnýzdan. ‘Havuç mu para kazandýrýr buðday mý’ tartýþmasý baþlatýn. Mümkünse elektro baðlama sesi gelen yere doðru yürüyün akþam. Düðün yemeðine katýlýn. Beypazarý gençlerinin 5.000 yýldýr -taaa Þamanizm’den beri- deðiþtirmedikleri kýna adetlerine göz atýn. Turistik Beypazarý da güzeldir elbette; ama siz derin Beypazarý’ný, öteki Beypazarý’ný keþfetmeye bakýn” diyorum.
Sizin kültür, sanat, yazý, yayýncýlýk, tv programlarý yapmak vs. uðraþýlarýnýz olduðunu biliyorum. Çalýþmalarýnýz hakkýnda hemþerilerimizi bilgilendirir misiniz?
Þairlik, televizyonculuk, metin yazarlýðý, senaristlik, yapýmcýlýk, yönetmenlik; ekmek param için yaptýðým iþlerden bazýlarý. Birkaç þiir kitabým, bir masal kitabým, birkaç belgesel senaryom falan filan… Þimdilik bunlarý biriktirebildim.
Beypazarý ilçesinde hýzla sosyo- ekonomik, kültürel deðiþim yaþanmakta, özellikle truzim sektörü geliþmekte bu deðiþimi ve geliþimiz nasýl deðerlendirirsiniz?
Mansur Beyin baþlattýðý rehabilite, restorasyon ve turizm çabalarý özellikle ilçenin ekonomisine ve tanýnýrlýðýna gayet iyi yansýdý diyebilirim. Çok iyi sonuçlar alýndý. Bu sayede, kendisine bir Beypazarlý olarak þükranlarýmý iletiyorum. Siyaseten fikirlerine hiç katýlmadým. Fakat ilçemize yaptýklarý onu baþ tacý etmeme yeter de artar bile. Fakat, Beypazarý halkýný bekleyen, beklemekte olan bir tehlike var. Ondan da söz etmek lazým… Turizm, sadece mekânlarý deðil, insanlarý da “turistik” hale getirmeye baþladýðýnda çok çirkin bir þey haline gelebiliyor. Beypazarý halký, kelimenin gerçek anlamýyla “Beypazarlýlýk bilinci” ile hareket ederler ve ilçemize gelen insanlarý “turist”, kendilerini de “turizm iþçisi” gibi görmeyi býrakýrlarsa son derece sahici insanlar olarak hayatlarýný devam ettirme olanaðý bulurlar.
Uðraþýlarýnýz, çalýþmalarýnýzla ilgili olarak Beypazarýlý gençlere neler önerirsiniz?
Okuyorlar mý? Okusunlar. Yegane iþleri okumak olsun. Ne bulurlarsa, döne döne okusunlar. Bir de insana yönelsinler. Saf, yalýn, karþýlýksýz insana… Onlardan Beypazarý’nda o kadar çok ki. Hiç zorluk çekmeyecekler.
RÖPORTAJ : FATÝH KILIÇARSLAN
|