Ticari faaliyetlerinin yaný sýra ayakkabýya aþkla baðlý olan Ayakkabý Dünyasý Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Akbacakoðlu, binlerce ayakkabýlýk koleksiyonunu müzede sergileyecek. Eklenme Zamaný- 2010-01-17 - 19:40
Mehmet Akbacakoðlu, ayakkabý koleksiyonu, bu koleksiyonun bir müzede sergilenmesi amacýyla yaptýklarý çalýþmalar ve diðer çalýþmalarýna iliþkin açýklamalarda bulundu.
Buna göre, Akbacakoðlu ailesinin öyküsü 1923 yýlýnda Hafýz Ahmet Efendi’nin mütevazi bir yemeni-mes atölyesine ortak olmasýyla baþlar. Hafýz Ahmet Efendi, merkep sýrtýna yüklediði ayakkabý, mes ve yemenileri Beypazarý çevresindeki köy ve kasabalara satar. Oðlu Niyazi Akbacakoðlu ile birlikte çalýþan Hafýz Ahmet Efendi zamanla Ankara’ya da ayakkabý satmaya baþlar. 1923-1953 yýllarý arasýnda önce yemeni mes, daha sonra da lastik ve keten ayakkabý iþini Beypazarý’nda geliþtiren aile, Niyazi Akbacakoðlu’nun kararýyla 1953’te Ankara’ya yerleþir. Niyazi Akbacakoðlu, Samanpazarý’nda 15-16 metrekarelik bir dükkaný 250 liraya kiralar ve burada Kavafiye ve Lastik Evi’ni açar. Aile, çizme, keten ve naylon ayakkabýlar, terlikler üretir, perakende sektörüne 1970 yýlýna kadar bu dükkanda devam eder.
Ailenin üçüncü kuþak temsilcisi, bugün Ayakkabý Dünyasý Yönetim Kurulu Baþkaný olan Mehmet Akbacakoðlu dedesinin ve babasýnýn izinden gider. 11 yaþýnda sektöre adým atan Mehmet Akbacakoðlu, askerliðini yaptýktan sonra 1973’te ayakkabý sektöründe faaliyet gösteren gruplarla anlaþma yaparak ailenin toptancýlýða geçmesini saðlar.
Günümüzde butik ayakkabýcýlýk anlayýþýný büyük maðazalarda uygulayan ve genel merkezini Ýstanbul’a taþýyan Akbacakoðlu Grup, yurt dýþýna açýlmak için de çeþitli çalýþmalar yürütüyor.
4 bin parçalýk koleksiyon
Bütün bu çalýþmalarýn yaný sýra mesleðe çocuk yaþta adým atan Mehmet Akbacakoðlu’nun ayakkabýlara ilgisi sadece ticari faaliyetlerle sýnýrlý deðil. Bugün 4 bin parçayý aþan büyük bir ayakkabý koleksiyonuna sahip olan Mehmet Akbacakoðlu, koleksiyonundaki her bir parçaya büyük deðer veriyor ve her birini o yýllarýn ustalarýnýn "sanat eseri" olarak görüyor. Bu parçalarý bir ayakkabý müzesinde sergilemeyi planlayan Akbacakoðlu, "dünyanýn sayýlý ayakkabý müzelerinden birini hayata geçirmeyi hedeflediklerini, bunun için Kültür ve Turizm Bakanlýðýndan, sektörden, ailelerden, sanatçýlardan tarihi ayakkabýlar beklediklerini" ifade etti.
Koleksiyon merakýnýn atölyede babasýnýn 1950’de kendi eliyle imal ettiði bir çocuk ayakkabýsýný bulmasýyla baþladýðýný anlatan Mehmet Akbacakoðlu, "Daha sonra babamýn imal ettiði baþka ayakkabýlarý ve bir Ermeni ustanýn 1950 yýlýnda yaptýðý gelin terliðini buldum. Eski ayakkabýlara merakým giderek arttý. Gittiðim her ayakkabý maðazasýnda ve aile meclislerinde ’elinizdeki en eski ayakkabý hangisi?’ diye sormaya ve bu ayakkabýlarý toplamaya baþladým. Artýk antika sektöründe olanlar beni arýyor, mail yolluyor, elindeki parçayý anlatýyor.
Parçaya göre, beðenirsem pazarlýk edip alýyorum" diye konuþtu.
Akbacakoðlu, koleksiyonunda, Türkiye’nin hemen hemen her ilinden gelen kabaralý ayakkabýlar, çarýklar mestler ve yemeniler, Ýstanbul, Mardin, Tokat, Ankara, Kayseri, Konya, Kütahya, Kastamonu, Bursa, Balýkesir gibi birçok ilden, gümüþ kabartmalý, sedef iþlemeli, altýn ve gümüþ iþlemeli çeyizlik hamam terlikleri, Ege Bölgesi’nden efe çizmeleri bulunduðunu, ancak Ýzmir’e ait bir hamam terliði olmadýðýný anlattý.
Yýlan, kertenkele, devekuþu derisinden çantalar
Koleksiyondaki yýlan, kertentekele, devekuþu derisinden ayakkabýlar, çantalar da ilgi çekiyor. 1926’da üretilen pehlivan deri kispet çantasýnýn bulunduðu koleksiyonda, Alman yapýmý keçe-deri karýþýmý çizme, 150 yýllýk takunyalar, Osmanlý saraylarýnda kullanýlan gümüþ iþlemeli terlikler, altýn gümüþ iþlemeli, sedefli, birçok çeþitte çeyizlik takunyalar, gelin ayakkabýlarý ve Erzurum’dan gelen tamamen el yapýmý kayak takýmý da yer alýyor.
Akbacakoðlu’nun koleksiyonunda Afganistan, Hindistan, Ýran, Ýtalya, Ýspanya, Fransa, Ýngiltere ve Hollanda’dan gelmiþ ayakkabýlar, çizmeler ve çantalar da bulunuyor. Ermeni papazlarýn giydiði 130 yýllýk, tadilat görmüþ terlikler, Amerikalý bir basketbolcunun giydiði 57 numara spor ayakkabý, gerçek deriden yapýlan binlerce minyatür ayakkabý da koleksiyonun parçalarý arasýnda.
Koleksiyonu ilk olarak 16. Uluslararasý Ankara Ayakkabý Fuarý’nda sergileyen Akbacakoðlu, "O dönem bu koleksiyonumun 50’de biri bile yoktu. Þu anda koleksiyonum çok geniþledi. Koleksiyonu, Ýstanbul Uluslararasý Ayakkabý Moda Fuarý’nda da sergilemeyi düþünüyorum" diye konuþtu.
Koleksiyonun sergileneceði bir müze kurulmasý için çalýþan Mehmet Akbacakoðlu, dünyada Ýtalya ve Fransa’da ayakkabý müzesi bulunduðunu, bu müzelerin, müzeyi kuran ayakkabý firmalarýnýn ismini taþýdýðýný söyledi.
"Koleksiyonumda ayakkabýya ait, deriye ait, deriden yapýlan her þey var. Çantalar, okul çantalarý, seyahat çantalarý, terlikler, nalýnlar, botlar, çizmeler, ayakkabýlar, en eski ayakkabý üretim makineleri ve aletleri, boya sandýklarý var.
Müzeler Genel Müdürlüðünden de destek istedim. Yetkililere, ’bu ayakkabýlarýn bazýlarýnýn kaç yýllýk olduðu noktasýnda tereddütlerim var. Bunu belirleme, korunmasý ve sunumu konusunda profesyonel destek almak istiyorum’ dedim. Bu konuda destek verecekler.
Ayrýca, ayakkabý sektörünün duayenlerini toplayýp, bir komisyon oluþturmayý da planlýyoruz. Ayakkabýlarýn tarihlerini aþaðý yukarý biliyorum ama tam tarih tespiti için bu çalýþmayý yapmayý düþünüyoruz.
Bu çalýþmalar tamamlanýnca o ürüne ait, cinsi, üretim yýlý, üretim ustasý, hangi bölgeden olduðu, hediye ise o ürünün kim tarafýndan hediye edildiðine dair bilgilerin yer aldýðý tanýtým kartlarý hazýrlanacak."
Akbacakoðlu, minyatür ayakkabý koleksiyonunun da hayli zenginleþtiðini ifade etti.
Bu arada, ayakkabý ustalýðýna ve ustalara da çok deðer verdiklerini vurgulayan Mehmet Akbacakoðlu, bu çerçevede maðazalarýnda yeni personel kýyafeti uygulamasý baþlattýklarýný söyledi.
Akbacakoðlu, "Satýþ personelimiz modernize edilmiþ usta önlüðü, buna uygun gömlek, pantolon giyiyor ve ’ayakkabý aþktýr’ rozeti taþýyor. Müþteriler de bu uygulamadan çok memnun. Bu uygulama, bizim gibi ayakkabýya aþkla baðlý olan ve bu iþi 4 kuþaktýr yürüten bir marka için uygun bir konsept" diye konuþtu.