ÝNSAN NEDÝR: Ýnsan biyolojik psikolojik ve sosyal bir varlýktýr. Parmaðýnýn hafifçe kesilmesinden acý çeken insan krizler travmalar vb olaylar dan da derinden etkilenir. Dünyada en çok ihtiyacý olan varlýk insandýr. Ýnsanýn elinde olmayan veya elde edemediði her þey ihtiyaç dahilindedir. Dahasý insan neyi hayal edebiliyorsa o þey ihtiyaç dahilindedir.Bunun üzerine birde reklam sektörünün þatafatlý büyülü güzelliði eklendiðinde insanlar çýlgýnca tüketime yönelirler. Ýnsan bedenini korumak için bir çaba sarf ederken ruh saðlýðýný korumak içinde gayret etmelidir
ÝNSAN TÜKETÝM ARACIMIDIR:Günümüz dünyasýnda insanlar çýlgýnca tüketime yönlendirilmektedir.Görsel ve yazýlý basýn özellikle sinema,televizyon ve internet aracýlýðý ile tüketim çýlgýnlýðý çok hýzlý bir þekilde pompalanmaktadýr.Sihirli reklam aracýný çok iyi kullanan çaðdaþ toplumlar insanlarý tüketime yönlendirmektedir.Özellikle çocuklarý ve kadýnlarý kullanarak reklamlarýn etkisini artýrmaktadýrlar.Bu durum çocuklarý ,aileyi ve toplumu derinden etkilemektedir.Ýnsanlar görüp,duyduklarý tüm nesnelere sahip olmak istemektedirler.Fakat Dünyada sýnýrsýz kaynaklar ve imkanlar yoktur.Dolayýsý ile insanlar imkanlar ve kaynaklar arasýnda ince bir denge kurmak zorundadýr.Denge kurmada zorlanan insanlarýn ruh saðlýðýnda sapmalar olabilir.
ÝNSANLARIN TÜM ÝHTÝYAÇLARI KARÞILANABÝLÝR MÝ:Ýnsanoðlu sonsuz derecedeki ihtiyaçlarýný sýnýrlý imkanlarla karþýlamaya çalýþmaktadýr.Dünyada var olan yeraltý ve yerüstü zenginlikleri hesapsýz bir þekilde tüketilmektedir.Bu kaynaklar tüketilirken ortaya çýkabilecek riskler göz ardý edilmektedir.Böylece Dünyada kötü kullaným sonucunda insanoðlu baþýna büyük dertler açmýþtýr.Çevre kirliði,su ve petrol kaynaklarýnýn tükenmesi örnek verilebilir.
ÝNSANLAR NEYÝ ÝSTÝYOR:Dünyada üretim ve tüketim kavramýnýn belirleyici faktörü insandýr.Ýnsanlýk tüm dünyadaki bireylerin temel ihtiyaçlarý karþýlamak için araþtýrmalar yapmalýdýrlar.Ýnsanlar tanýmadýðý bilmediði obje yada nesne konusunda bir program yapmazlar.Ýþiterek,görerek,hayal ederek beþer kendisine ihtiyaç oluþturur.Ýnsan ihtiyaçlarýna bir sýnýr konulmamýþtýr.Fakat kaynaklar sýnýrlýdýr.Ýnsanlar çok hýzlý bir tüketim içine girerek statü,þöhret,onay görme,kabul edilme gibi ihtiyaçlarýný gidermeye çalýþýr.Dünyanýn bir köþesinde kuru ekmekle mutlu olabilen bireyle,Ay”a yolculuk için gün sayan kiþinin aradýðý þey MUTLULUKTUR.Kýsaca insanoðlu tüketim çýlgýnlýðý ile mutluluðu yakalamaya çalýþmaktadýr.
ÝNSANLARI MUTSUZ EDEN NEDÝR:Modern ve kapitalist toplumlarda insanlara hemcinslerini alt ettikleri oranda mutlu olabilecekleri enjekte edilmektedir.Eskiler maalesef insan insanýn kurdudur þeklinde ifade ederek, bu gerçeðe parmak basmýþtýr.Ýnsanlar hayatlarýnýn gayesini bir baþka bireyin mutsuzluðu üzerine bina ederlerse toplumda huzursuzluk baþlar.Sokaklarý gayesiz hedefsiz fakat eðitimli robotlar doldurur.Ülkemizde de her geçen gün biraz daha kaybolan deðerler manzumesinin yerine insanlarý mutlu etmeyen deðerler almaktadýr.Bir kiþinin mutluluðu yekdiðerinin sevincinde gizlidir.Batý toplumlarýnda ise ýsrarla üzerinde durulan nokta BÝREYSELCÝLÝKTÝR.
Ben alýrým, ben severim, ben giderim, ben gelirim, ben yerim þeklinde egoizm(Benmerkezcilik) þýrýnga edilmektedir. Yapýlan araþtýrmalarda telefon kayýtlarý incelendiðinde en çok kullanýlan kelimenin BEN olduðu tespit edilmiþtir. Kýsaca modern batý toplumlarý “yalnýz yaþarým yalnýz ölürüm” mantýðý üzerine kurgulanmýþtýr. Bireyselciliðin sýkça vurgulandýðý toplumlar fonksiyonellik anlamýnda iflas etme noktasýna gelmiþtir. Artýk beþeri münasebetlerin geliþtirilmesi üzerine araþtýrmalar yapýlmakta olup çýkan yol haritasýna göre uygulamalar baþlatýlmaktadýr.
BÝREYCÝ TÜKETÝM TOPLUMLARINDA HANGÝ RUHSAL PROBLEMLER ORTAYA ÇIKABÝLÝR: Bireyci tüketim toplumlarýnda sosyal hayatýn odaðýný ZEVK oluþturur. Kiþiler kendilerini mutlu etmek için her yolu denerler.Bu istekle hareket eden bir birey “hep bana hep bana” þeklinde bir algýlayýþ içinde olur.Yani bireysellik ön plandadýr.Biz yoktur ben vardýr.Kiþiler etrafýndaki bireylerle iletiþim kurmazlarsa yalnýzlýða itilirler.Tek baþýna yaþamaya baþlarlar.Sosyal hayatýn temel dinamiði ise paylaþmayý gerekli kýlar.Zevk düþkünü,bencil yalnýz yaþayan insanlarý bekleyen bir tehlike vardýr.Bunun adý da MUTSUZLUKTUR.Modern Batý toplumlarý bu illetle mücadele için çalýþmalar yapmaktadýr.Dünyada kiþi baþýna düþen milli gelirin en yüksek olduðu bir ülkede en çok intihar vakalarý görülmektedir.Avrupa”nýn en müreffeh toplumlarýnda temel problem boþanmadýr.
KRÝZLERDEN EN ÇOK KÝMLER ETKÝLENÝR: Ýnsanlar hayatý kolaylaþtýrmak için sistemler oluþturmuþlardýr. Aile sistemi toplumlarýn en önemli kurumlarýndan birisidir. Krizlerden etkilenen her birey ayný zaman da aileyi de etkileyecektir. Dolayýsý ile karþýlýklý bir etkileþim vardýr.Kiþileri derinden etkileyen sýkýntýlar aileye,çocuklara ve topluma da yansýr.Saðlýksýz ortamda yetiþen çocuklar sorunlu aileleri, sorunlu aileler, patolojik toplumu oluþturur.
Dünyada ve ülkemizde krizler her zaman olacaktýr. Ýnsanlarýn bu kriz ortamýndan etkilenmemeleri çok zordur. Krizler maddi ve manevi olarak insanýn ruh dünyasýnda derin etkiler býrakýr.Çünkü bireyler normal seyreden hayatlarýndaki deþikliklere tepkiler verirler.Bu tepkiler bireysel bazda olabileceði gibi ailesine çevresine çocuklarýna ve topluma yansýr.Bu durumlarda insanlar öfkeli,kaygýlý,saldýrgan,agresif ve depresif davranýþlar sergileyebilirler.Bu durum tepkiselliðin bir sonucu olarak görülmelidir.
Hayat þartlarýnýn insanlar ruhsal tesirleri vardýr. Maslovu”un ihtiyaçlar teorisinde þunlar vardýr. Fizyolojik gereksinimler, güvenlik, ait olma duygusu, sevgi görme. saygý görme ve kendini gerçekleþtirme.Ýnsanýn yaþadýðý toplumdaki maddi ve manevi sorunlar kiþiler için depresif özellikler barýndýrmaktadýr.Bireyler kendileri ve aileleri için planladýklarý hayat standardýna ulaþmak için sýkýntý çekmeleri gayet normaldir.
ÇÖZÜM NEDÝR: Bireyler elinde olmayan sebeplerden ötürü bir zorlukla karþýlaþýrlarsa çaresizlik duygusu yaþar.Bu duyguyu ailesine, çocuklarýna, annesine, babasýna,eþine ,arkadaþlarýna,iþyerine kýsaca çevresine agresyon olarak yansýtýrsa, hayat içinden çýkýlmaz hal alýr.Fakat içinde bulunduðu duygusal durumu paylaþabilirse, problemin çözümü için bir adým atmýþ olur.
Krizle boðuþan bir birey iki þeye dikkat etmelidir. Kiþi kendisine zarar verebilecek davranýþlardan kaçýnmalýdýr. Ailesine, çocuklarýna, eþine kýsaca çevresine öfke, gerginlik yansýtmamalýdýr. Ýnsanlar kendilerinin sorun çözme ve baþ etme kapasitelerini geliþtirmelidirler.Krizin farkýnda olarak yeni çözüm yollarý aramalýdýrlar.