Öncelikle; Cem Yýlmaz’ýn ülkemizdeki sinema izleyicisine duyduðu saygýyý giriþ jeneriðinde bile hissediyorsunuz. Jenerik tasarýmý harika, yapanlarýn eline saðlýk. Filmin kurgusu; basitliðin kýyýsýna bile uðramayan bir sadelikte ve bu anlatým, izleyende çok güzel bir tat býrakýyor. Ýzlemeyenlerin tadýný kaçýrmadan bunu anlatmak oldukça zor ama filme verilen 10 dakikalýk aranýn bile boþ býrakýlmadýðýný söylemek, sanýrým mevzuyu somutlaþtýrmak için yeterli olacaktýr.
Küfürle mi güldürüyor ?
Film; küçük çocuklarýn gidebileceði türden sayýlmasa da, sadece küfürden ibaret de deðil. Açýkçasý böyle bir yapýmýn, küfürle güldürmeye çalýþtýðýný iddia etmek yalnýzca acýmasýzlýk sayýlýr.
Betimlemek gerekirse; Filmin ihtiyacý kadar küfür kullanýlmýþ, altý boþ kalan, yapmacýk ve küfürlerin havada uçuþtuðu bir sahneye þahsen rastlamadým. Oyunculuk açýsýndan bakýldýðýnda ise herkes fazlasýyla tatmin edici, ancak bu noktada Zafer Algöz‘e ayrýca deðinmek yerinde olacaktýr; çünkü usta oyuncu, film boyunca bir yardýmcý erkek oyuncunun filme ne kadar etki edebileceðinin dersini veriyor. Ayrýca; Vahi Öz ve Ali Þen’e saygý duruþu biçimindeki konuþmasý, hem kendisine hem de filme çok yakýþmýþ.
Seyirciye NOT: Yönetmenliði ve film müziklerini daha profesyonel ellere teslim etmesi, Cem Yýlmaz’ý oldukça rahatlatmýþ olacak ki; filmi izlerken yüzünden bu rahatlýðý kolayca okuyabiliyoruz.
Sonuç olarak; kliþelerle dalgasýný geçerken ustalarýna saygýda kusur etmeyen, hiciv filmi olmaktansa bir hikaye filmi olmayý seçen ve kahkaha garantili bir komedi olmuþ Yahþi Batý… Filmin; kostüm, makyaj, görsel efekt gibi sorunlarýn üstesinden kolayca gelmesi de, yapýlan iþi Cem Yýlmaz’ýn diðer filmlerinde olduðu gibi Türkiye standartlarýnýn üzerine çýkarýyor. Kýsacasý bu film, geçirdiðiniz 2 saatten ve verdiðiniz bilet ücretinden her hangi bir piþmanlýk duymamanýzý saðlýyor.
Küçük bir tavsiye: Filmi, ilk defa bir Cem Yýlmaz komedisi izlermiþ gibi izlemeyi baþarabilirseniz, daha da memnun kalacaðýnýzdan þüpheniz olmasýn.