|
Ýstanbul gibi dünyanýn en güzide bir merkezi olan müstesna bir þehri Ýslam ve Türk Dünyasý’nýn havzasýna dahil etmek, buradan bütün insanlýða Hakk’ýn pek muhteþem ve þaþaalý olan ilahî nurlarýný neþre muvaffak olmak, çok ulvî bir fýtratta yaratýlmýþ olan Sultan Mehmed Han için ebedî bir þeref ve þan temin edecekti.
Ýstanbul’un bir gün Müslüman olmuþ Türk’ün yaðýz delikanlýsý ve mübarek ordusu tarafýndan fethedileceði, Nebevî bir mucize olarak “Ýstanbul þehri elbette feth olunacaktýr ve þüphe yok ki, onu fetheden ne güzel emirdir ve o ordu, ne güzel ordudur.” asýrlar öncesinden müjdelenmiþ idi.Bu mucizenin tecellisine vesile olmak, bu methe mazhar bulunmak bir Ýslamiyet hâdimi, bir Müslüman ve Türk hükümdar için en büyük gaye olmaz mýydý?
Ýkinci Sultan Muhammed bu pek yüksek muvaffakiyetleri nailiyet için gece-gündüz Ýstanbul’un fethini düþünüp duruyor, hülyalarýnda yaþatýyor, rüyalarýnda görüyordu. Fetih için trans halinde idi.
Ýstanbul’un fethi, Osmanlý hükümetinin Asya ile Avrupa’da bulunan ülkesini birleþtirecek, arada engel kalmayacaktý. Bu vaziyet ise Müslüman Türk’ün her iki kýtada da kolayca geniþlemesine yardým edecekti. Türklerin deniz kuvvetlerini de artýracak, en mükemmel bir donanmaya sahip olmalarýný temin edecekti.
Diðer taraftan Ýstanbul kayserleri öteden beri Müslümanlara birçok zulümlerde bulunmuþlardý. Özellikle de Osmanlý hanedaný arasýna vakit vakit fitneler düþürmüþler ve zulmetmiþlerdi. Öyleyse Müslüman Türk’ün istirahat ve geliþmesine engel olan bu problemleri ortadan kaldýrmak gerekiyordu. Bu zalimlerin zulümlerinden kurtulup, adalet ve merhameti tesis etmeyi gerektiriyordu.
Ýstanbul’u fethetme ideali Araplardan Türklere dini ve idealizm yönleriyle, motifleriyle intikal etmiþtir.
Selçuklu Sultâný Tuðrul Bey’den Malazgirt’te rüþtünü ispat etmiþ Alparslan’a kadar, Ertuðrul Gazi’den Osman Gazi’ye, Orhan Gazi’ye, Kosova þehidi Murad Hüdavendigar’a, sistemli þekilde Ýstanbul kuþatmalarýyla ünlü Yýldýrým Bayazýd’e, Yýldýrým’ýn oðullarýndan Musa Çelebi’ye, Fatih’in babasý 2. Murat tarafýndan kuþatýlmasýna kadar bu idealizm devam edegelmiþtir.
Ýsmail Hami Daniþmendin de ifade ettiði gibi; keskin görüþlü, sabýrlý, müsamahakar, tahammüllü, planlý ve kendini halkýna sevdirmiþ olan Osman Gazi, siyasette deðil, hizmette yarýþ ilkesini ön plana alanlardandýr. Kur’an’a ve sünnete halisane baðlý olan Osman Gazi’nin fetih ve gaza mefkuresini Edebâlî gibi þeyhlerle, Dursun Faký gibi alimlerin mürekkebi çizip þekillendirmiþtir. Osman Gazi’nin fetih siyaseti iyi incelenince asýl gayenin Bizans kale ve askerî kuvvetleri ile mühimmat kaynaklarý arasýnda irtibatlarýnýn Türk ordularýnýn kamalar-oklar halinde Ýstanbul’a doðru yürümesi olduðu anlaþýlýr.
Sahabe devrinden Fatih Sultan’a kadar Ýstanbul fethinin en sürükleyici motifi ve ruhu mesabesindeki itici gücü hiç kuþkusuz, Nebiyyi Muhterem Efendimiz’in (s.a.s) müjdesine erebilme arzusudur.
Hacý bayram velinin halifelerinden Akþamseddin hz.leri Ýlçemizde bir müddet ikamet etmiþ Beypazarýmýzda adýna camii inþa edilmiþ olup Ýstanbulun fethinin manevi dinamiklerinden en önemlilerinden birisidir.
Ebu Eyüp hazretleriyle Yýldýrým’ý, 2.Murat’ý ve Fatih Sultan Mehmed’i saran heyecan aynýdýr, harekete geçiren ruh aynýdýr.
Fetih ruhumuzun daima canlý olmasý arzusuyla…
|