...
-

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 32 Kategoride 1841 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA
[metaslider id="12862"]

Girişimcilere Garanti Kredi

17 Nisan 2013 Tarihinde Yayınlandı 436 Kez Okundu
Ana Sayfa » Haberler»Ekonomi»Girişimcilere Garanti Kredi

Bu hesaplama yapılırken ortalık fiyatları yerine amil fiyatlarının alınmasının altında yatan sebep, devletin emtia ve hizmetlere katılmış eder vergisi üzere dolaylı vergiler koyarak esrar ve hizmet fiyatının etken fiyatından henüz yüce bir düzeyde çıkmasına münasebet olmasıdır. Ayrıca ülke bazı varlık ve özen gruplarına sübvansiyon vererek, dünyalık ve hizmetin piyasada faktör maliyetinin altında satılmasına yol açabilmektedir. Sair araç kasko değeri bir anlatımla, devletin piyasaları sübvanse etmesi, piyasada menfi vasıtalı vergilerin oluşmasına usul açabilmektedir.   Net vasıtalı vergilerin arttırılması yahut azaltılması yönünde yapılacak bir değişiklik, aynı malın ortalık fiyatlarında da mümasil yönde bir değişikliğe yolculuk açacaktır. Bu nedenle, piyasa fiyatlarıyla ölçülen hasıla rakamları paralojik sonuçlar oluşturabilmektedir. Bu nedenle milli gelirin faktör fiyatlarıyla ölçülmesi, iktisadi analiz açısından daha yavuz bir icmal olarak kullanılabilir. Kişisel gelir, bir ekonomide üretime katkı karşılayıcı birimlerin oluşturduğu yekûn milli gelirden, birimlerin aldıkları hak tarif edilebilir.

ancak üretime katılmadıkları halde, transfer harcamaları, sübvansiyonlar kabilinden üretimden hisse vadi birtakım harcama kalemleri vardır. Ayrıca, üretime hareketli olarak katıldıkları halde pay etmiş olduğu gelirin belirli bir kısmı mutluluk yahut şirketler aracılığıyla kurumlar vergisi, dağıtılmayan karlar, içtimai kesintiler kadar yollarla kesilerek, gelirin bir kısmına halk konulan; kalemler de vardır. Bu sebeplerden ötürü ferdî milli  hesaplanırken, ihtiyaç kredisi hesaplama devletin yaptığı sübvansiyon ve alma harcamaları milli  büyüklüğüne eklenip, devlete ödenen kurumlar vergisi, sosyal kesintiler ve şirketler tarafından dağıtılmayan karlar mili gelir büyüklüğünden çıkarılmalıdır. Kişisel gelir, ekonomik analizlerde bireylerin gelirlerinin, tüketim, vasıtasız tekâlif ve tasarruf arasında ne ve ne oranlarda bölüşüldüğünü açıklamakta yarayışlı olmaktadır. Ekonomide bireyler belli başlı dönemde elde ettikleri gelirin tamamını harcayamazlar.

Bu gelirin belli başlı bir kısmını, gelir vergisi, taşınmazlar vergisi, araç vergisi gibi ülkedeki mevcut mevhibe mevzuatına normal bir şekilde, devlete doğrudan doğruya mevhibe olarak vermek zorundadır. Bu nedenden dolayı, bireylerin kişisel gelirinden bilavasıta vergileri tasarı geriye harcanabilir gelir büyüklüğü kalmaktadır. Kişi başına sakıt gelirdeki çoğalış o ülkenin özdeş zamanda refah seviyesinin bile arttığını göstermektedir. fakat zat başına sakıt hasılat milli gelirin toplam nüfusa oranı olduğu için, bir ekonomide yaratılan konut kredisi faiz oranları gelir artışı halkın tamamına yansıtılmayıp, sadece belli başlı bir fasıl tarafından paylaşılıyorsa, burada genlik artışından temas etmek muhik olmamaktadır. Ekonomik büyüme oranı, bir ekonomide bir evveli yıla bakarak gerçekleşen hasılat artma oranıdır. Buna göre; tahaccüm oranı GSMH veya GSYH büyüklükleriyle ölçülmektedir.   Ayrıca; rastgele bir değişkenin, muayyen bir dönemde yüzdesel değişimi, o değişkenin büyüme hızını verir. ekonomik nema tarif itibariyle, ülkede üretilen nihai emtia ve ihtimam toplamında ortaya çıkan kemiksiz artım olduğuna göre, bir ülkedeki GSMH veya GSYH oranındaki artış hızı o ülkenin tahaccüm hızını belirlemektedir.Buna göre bir ekonomiye ilişik tahaccüm hızı ve nema oranı deniz şekilde hesaplanmaktadır.

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Ek İş | Web Tasarım Ankara | Burun Estetiği Ankara | Ankara iş ilanları | Bedava Bonus Veren Bahis Siteleri| Köşe Takımları
error: HABERLERİMİZİN KOPYALANMASI YASAKTIR !

beypazarı haber

beypazarı gündem

beypazarı

beypazarı sondakika