...
-

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 32 Kategoride 1810 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

İYİ PARTİ’NİN ANKARA ADAYI MANSUR YAVAŞ MI?

16 Mart 2018 Tarihinde Yayınlandı 1.622 Kez Okundu
Ana Sayfa » Haberler»Siyaset»İYİ PARTİ’NİN ANKARA ADAYI MANSUR YAVAŞ MI?

Habererk yazarlarından Emre Çakır son yazdığı yazısında İYİ Parti’nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayının Mansur Yavaş olduğunu iddia etti.

İşte Emre Çakır’ın yazısı ve gerekçeleri

‘ “El-‘adlü esâsü’l-mülk” yani ‘’Adalet mülkün temelidir.’’ . bu söz asırlardır birçok devletin temel felsefesidir. Bunlardan birisi de Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Maalesef Türkiye’de mevcut siyasi düzende Adaletten bahsetmek son derece zor hale gelmiş, hukuksuz dayanaklar ve rejim baskılarıyla, büyük bir zulüm dönemi yaşanmaktadır.

Türkiye’de ‘’Terör örgütü üyesi’’ olarak itham edilmek çok kolaydır. Bir düşmanınız veya bulunduğunuz kurumda size nefret besleyen bir kişinin yazacağı bir ihbar mektubuyla, ‘’Fetöcü veya PKK’lı’’ olarak itham edilir; görevinizden alınır, ardından gözaltında kendinizi bulabilirsiniz.

İddia makamı olan savcı için delile de gerek yoktur. Bir adet isimsiz ihbar mektubu yeterlidir. Bundan sonrası sizin suçsuzluğunuzu ispat sürecidir ki; ortada bir iddianame de bulmanız mümkün değildir. Nitekim bugünün Türkiye şartlarında nice insan bu ve buna benzer şekilde işlerinden atılmışlar, cezaevlerine girmişler veya ithamlarla çeşitli soruşturmalara dâhil olmuşlardır.

Bu rejimle, adalet kurumlarında çeteleşmiş-mafyalaşmış bir düzenle, gerçek Fetö ve diğer terör örgütleriyle mücadele mümkün olabilir mi?

Zulmün insanlara reva görüldüğü bir devlette, felaketler kaçınılmazdır. Bir zamanlar ‘’Başörtüsü’’ üzerinden siyaset yapanların, bugün Başörtülü kadınları ‘’Fetö-cülük’’ ithamlarıyla terör örgütü üyesi olarak; doğumhanelerden gözaltına almalarının adı ‘ZULÜMDÜR.’

Bunu ne olursa olsun ifade etmekte Müslümanlığın gereğidir.

İslam-cı olmayan yani gerçek manada Allah’a teslim olmuş her Müslüman, mevcut Türkiye şartlarında yaşananlara zulüm der. Ve bu zulüm düşmanımıza bile reva görülse, ifade etmekle mükellefiz.

Kıymetli Habererk okurları.

Önümüzdeki seçim süreci Türkiye’nin iç ve dış huzura erişmesi için de büyük bir öneme sahiptir. AKP ve MHP’nin ittifak yapmasıyla, marjinalleşen ve kendisine karşı olan herkesi ‘’Hain, terörist, düşman’’ olarak nitelemekten öte durmayan baskı rejiminden kurtulmanın çok zor olacağı da kesindir.

Bu süreçte başta İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi ve CHP ile birlikte; eski cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi etkin isimlerin alacakları tavır, Türkiye’nin tepesine çöken mevcut zihniyetten kurtulmakta önemli bir rol oynayacaktır.

Öncelikli hedefin Yerel seçimler olduğu ve bu seçimlerde siyasi partilerin güçlü adaylarla ortaya çıkmaları büyük bir öneme sahiptir. Örneğin İstanbul ve İzmir’de CHP’nin çıkaracağı güçlü adaylara karşı; Ankara’da muhtemelen İYİ Parti’nin çıkaracağı Mansur Yavaş’ın desteklenmesi, İstanbul ve Ankara gibi iki güzide şehrimizin, rant ve menfaat odaklı belediyecilik hizmeti yürüten mevcut zihniyetten kurtarılmasını sağlayacaktır.

Hem zaten AKP kendi belediye başkanlarını görevden almaktadır. Milli irade tanımamaktadır. Melih Gökçek ve Kadir Topbaş’ın başına gelenler ortadadır. Bu bağlamda Milli iradenin tecellisi için Yerel seçimler büyük bir fırsattır.

Fotoğrafın genelini görmek gerekirse;

‘’Gerekirse Papaz elbisesi giyerim.’’diyen güçlü Lider Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rabia işaretinin ardından Bozkurt işaretini de sahiplenmesiyle; önümüzdeki seçim sürecinin mevcut siyasi algılarla gidileceğini göstermektedir.

Buzluğa kaldırıldığı söylenen Kürt açılımının, Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan’a göre yeniden gündeme alınacağına dair iddia, bu anlamda zayıflamış gözükmektedir.

Belki AKP, MHP ile işi bittikten sonra bu girişime kalkışacak, Suriye’de yaşanacak gelişmeler ve Büyük Ortadoğu Projesinin mimarı devletlerle yürütülecek müzakereler sonucunda, AKP yeni bir yol haritası geliştirecektir.

Ancak mevcut siyasi düzenin ve algı operasyonlarında, kısa vadede değişiklik olmayacağı görülmektedir.

‘’Zeytin dalı ’’ kapsamında devam eden operasyonların, hangi istikamete doğru ilerleyeceği, küresel odakların kurdurmak istediği Kürt Devleti için gereken bir kanıt haline dönüştürülüp/dönüştürülemeyeceği, Türkiye’de yaşanacak siyasi değişim ve dönüşümlerle doğrudan orantılı olacaktır.

Büyük Ortadoğu eş başkanlığıyla övünen zatı muhteremin, birleşmiş milletler ve uluslararası arenada gerçekleştireceği siyasi manevraların; memleket içindeki siyasi algılarla bağlantılı olduğunu da varsaydığımızda; Ahmet Takan’ın endişelerinin haklı olduğu tespiti kaçınılmazdır. Hele hele İran ve Suriye ajanlarının cirit attığı mevcut siyasi rejimde, rahmetli Erbakan hocanın‘’AKP’yi Siyonizm kurdu’’ tespitini de göz önüne aldığımızda; ani değişimlerde bulunması hiç kimseyi şaşırtmayacaktır.

Bu bağlamda AKP’nin hem iç hem dış politikada güvenilmez bir siyasi parti olduğu ortadadır. Zamanında ‘’AKP, PKK’dan daha tehlikelidir.’’ görüşünü öne süren Devlet Bahçeli’nin, kendisini inkar etmesine rağmen; doğru ve haklı bir görüş ortaya koyduğuna şüphe yoktur.

Kendisini ‘’Cumhur İttifakı, Yerli ve Milli ittifak’’ olarak pazarlamaya çalışanların, kendisine karşı olan herkesi hedef alacağı, oldukça sert ve çetin geçecek olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri döneminde, her türlü hileye başvurmaları da kaçınılmazdır.

Bu bağlamda yine İyi Parti, CHP ve Saadet Partisine büyük bir Milli görev düşecek, seçimlerin güvenliğini sağlama noktasında ciddi bir teşkilatlanma çalışmalarının yapılması gerekliliğini ortaya çıkacaktır.

İyi Parti, CHP ve SP’nin kendi iç tartışmalarıyla bölünmek istenebileceği de unutulmamalıdır.

Devletin tüm imkânlarını, hukuksuza kullanmaktan asla çekinmeyecek olan mevcut rejimin karşısında durmak için gerektiğinde sertleşmek ve meşru zeminde kalmak şartıyla toplumsal eylemler organize etmekte elzem hale gelebilecektir.

Tüm bunlar için özellikle gençlik teşkilatlarına ağırlık verilmesi, Aziz Milletimizin dizilerle ve uydurma menkıbelerle uyutulmak istendiği mevcut düzende, gençliğin enerjisinden istifade edilmesi şarttır.

Bu süreçte bizde üzerimize düşeni yapacak, bedelli ve çürük raporlarıyla milletin evlatlarının kanlarından beslenen zillete karşı; mücadele etmekten çekinmeyeceğiz.

Selam ve Dua ile.’

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

Ek İş | Web Tasarım Ankara | Burun Estetiği Ankara | Ankara iş ilanları | Bedava Bonus Veren Bahis Siteleri
error: HABERLERİMİZİN KOPYALANMASI YASAKTIR !

beypazarı haber

beypazarı gündem

beypazarı

beypazarı sondakika